Sevdiğim kıza sevgimi saçını çekerek belli ettiğim zamanlar...
Daha aileden kaynaklanan travmalardan kurtulamamışım...
Böyle boktan bir psikoloji içindeyim...
O zamanda yakın akrabalarla pikniğe gitme davası vardı sayısı bile belliydi senede "2" kere.Genellikle bu akrabalar dayım vs. oluyordu.Burada başröl benden ziyade dayım.Piknik dediysemde öyle aklınıza belediyenin tahsis ettiği piknik alanları gelmesin bildiğin dağa çıkıyorduk.Odun , kozalak toplamak , malzemeleri arabadan indirmek gibi işleride veletler olarak biz üstleniyorduk.Ben saçma salak şeylerden korkan bir çocuktum.Belki yaşadıklarım beni böyle yaptı belkide doğuştan vardı içimde ödleklik.Velhasıl yemek faslı bittikten sonra dayım zorla bizi yürüyüşe çıkarırdı.Ormanın derinliklerine.Benim için korku dolu dakikalar o zaman başlardı.Elime uzunca bir sopayı baston yapmış yürürken bir anda kendimi yalnız bulup dayımın 'topal tilki' geliyo demesiyle olduğum yere tersten sıçardım.Yaratığı hayal etmeye mi çalışayım yoksa götümü mü kollayayım bilemiyordum.Bu topal tilki muhabbeti rahat 5-6 sene sürdü...
Topal Tilki de neymiş diyecek gundilere bir cevap olsun bu açılış yazısı.
Bu blogta belli bir konsept yok moruk.Birgün felsefe hakkında sıkıcı boktan bir yazı , diğer gün ise oyun incelemesi görebilirsin...Ben akrabalarım arasından en çok teyzemi severim o yüzden teyzelere selam.
Şimdilik bu kadar moruk.Kal sağlıcakla.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder